#anadalurock Instagram Photos & Videos

anadalurock - 1.4k posts

Hashtag Popularity

5.2
average comments
707
average likes

Latest #anadalurock Posts

  • SİYAH KELEBEKLER -evvel gidenler için-

Neden bu kadar çok ve çabuk gidiyorlar? Sahi bu kadar çok ve çabuk mu gidiyorlar, yoksa biz mi terk ediyoruz bunca gönüllü kendimizi dalgaların hüznüne?

Deniz büyüdükçe gemiler ne denli küçülüyor, limanlar ne denli anlamsızlaşıyor.

Neden yokluklarında bıraktıkları boşluk, varlıklarıyla doldurdukları yerden bunca geniş? Her defasında kendimizi de çoğaltarak ilave ettiğimizden mi?

Neden bazı kimselerin ölümü, ölümü güzelleştiriyor içimizde?

Onlarda yangın yok, bize tevekkülü öğretecek kadar güzelleşerek gidiyorlar.

Hamid haklı mı, bir sevilenin ölümü mü güzelleştiriyor ölümü bunca; bunca, dünyayı boşalttığı gibi.

Bazı kimselerin ölümü ılık bahar yağmurlarına denk geldiğinden mi munisleşmiş bir sevdaya benziyor? Ve ansızın hatırlıyoruz, o bahar ilk gördüğümüz kelebeğin siyah olduğunu.

Neden bazı kimseler ölünce, bir daha asla girmeyeceklerini bildiğimiz odalarına, eskisinden daha fazla siniyorlar? Neden hala “onlara” gidiyor oluyoruz? Neden arkada bıraktıkları bir yığın ayrıntının, kendilerinden daha uzun ömürlü oluşunun sırrını bir çırpıda çözüyoruz? Çini mavisi lambalarını, ceviz oymalı sehpalarını, bordo çizgili porselen çay fincanlarını ilk gördüğümüz günleri tekrar hatırlıyoruz. Teker teker hatırlıyoruz bütün gülücüklerini; bir zamanlar küçücük bir kızken bize armağan edilmiş. Bir küçücük kızken biz eski zaman kokulu serin bir taş mutfakta, tahta bir masanın basında sunulan bir dilim çilekli pasta örneğin, ya da fanusunda incecik bir balerinin döndüğü porselen bir saati tecessüsle seyretmenin öğretisi. Nasıl birdenbire ve bunca yıl üzerine anlamını kaybetmiş tüm limanların yerini tutuyor.

Ve bir çocuk gönlünü, verecek başka şeyi kalmayanların, bir gülücükle okşamasının anlamını birden çıkarıveriyoruz.

Onları güzele götürecek yüklerinin çokluğunu bildiğimizden mi hafifliyor yüreğimizde, çok ağır olması gereken ölümleri?

Ve nasıl olup da geriye bırakıyorlar, bir gün mutlaka, onların ölümlerinin bizde bıraktığı boşluğu onlarla konuşabilecek olma umudunu. Hani siz öldüğünüz gün, diye başlayan cümlelerle. Dahası, hani ben öldüğüm gün.

DEVAMI YORUMDA...
  • SİYAH KELEBEKLER -evvel gidenler için-

    Neden bu kadar çok ve çabuk gidiyorlar? Sahi bu kadar çok ve çabuk mu gidiyorlar, yoksa biz mi terk ediyoruz bunca gönüllü kendimizi dalgaların hüznüne?

    Deniz büyüdükçe gemiler ne denli küçülüyor, limanlar ne denli anlamsızlaşıyor.

    Neden yokluklarında bıraktıkları boşluk, varlıklarıyla doldurdukları yerden bunca geniş? Her defasında kendimizi de çoğaltarak ilave ettiğimizden mi?

    Neden bazı kimselerin ölümü, ölümü güzelleştiriyor içimizde?

    Onlarda yangın yok, bize tevekkülü öğretecek kadar güzelleşerek gidiyorlar.

    Hamid haklı mı, bir sevilenin ölümü mü güzelleştiriyor ölümü bunca; bunca, dünyayı boşalttığı gibi.

    Bazı kimselerin ölümü ılık bahar yağmurlarına denk geldiğinden mi munisleşmiş bir sevdaya benziyor? Ve ansızın hatırlıyoruz, o bahar ilk gördüğümüz kelebeğin siyah olduğunu.

    Neden bazı kimseler ölünce, bir daha asla girmeyeceklerini bildiğimiz odalarına, eskisinden daha fazla siniyorlar? Neden hala “onlara” gidiyor oluyoruz? Neden arkada bıraktıkları bir yığın ayrıntının, kendilerinden daha uzun ömürlü oluşunun sırrını bir çırpıda çözüyoruz? Çini mavisi lambalarını, ceviz oymalı sehpalarını, bordo çizgili porselen çay fincanlarını ilk gördüğümüz günleri tekrar hatırlıyoruz. Teker teker hatırlıyoruz bütün gülücüklerini; bir zamanlar küçücük bir kızken bize armağan edilmiş. Bir küçücük kızken biz eski zaman kokulu serin bir taş mutfakta, tahta bir masanın basında sunulan bir dilim çilekli pasta örneğin, ya da fanusunda incecik bir balerinin döndüğü porselen bir saati tecessüsle seyretmenin öğretisi. Nasıl birdenbire ve bunca yıl üzerine anlamını kaybetmiş tüm limanların yerini tutuyor.

    Ve bir çocuk gönlünü, verecek başka şeyi kalmayanların, bir gülücükle okşamasının anlamını birden çıkarıveriyoruz.

    Onları güzele götürecek yüklerinin çokluğunu bildiğimizden mi hafifliyor yüreğimizde, çok ağır olması gereken ölümleri?

    Ve nasıl olup da geriye bırakıyorlar, bir gün mutlaka, onların ölümlerinin bizde bıraktığı boşluğu onlarla konuşabilecek olma umudunu. Hani siz öldüğünüz gün, diye başlayan cümlelerle. Dahası, hani ben öldüğüm gün.

    DEVAMI YORUMDA...

  •  411  4  4 July, 2019
  • Sen sadece doğdun evlat... Önce buraya, sonra göklerdeki kendi  seyyarene doğdun aynı gün... Işıktan daha hızla göklere yazdığın izi takip edip, evrenin ritminde yürü ki, tınılarının titreşimleri hep duyulsun buralardan... Yangına su taşıyan karıncalar zehirli mantarları iyi bilir, kemirmez ya... Yerküreyi aşıp, gökküreye konduğu zaman sen gibi,  herkes görecek sevgiyi... Ve
başını dik tutan ve şarkıların en dik yerlerini çıkabilenler yaşatacaklar seni, zifirde bile... Şarkıların söylensin bugün...
Son günlerinde diline en çok dolanan şarkı ile yakalamaya çalışalım bu gününün ritmini... Onu seven, eli gitar tutan kim varsa, .............bugün Steel Heart grubunun She is gone adlı şarkısını dinlesin ve bu sözlerle söyleyip GÖKLERE YOLLASIN. 
HADİ GENÇLER,  sonsuzluğa hediye edin onu. ..“Star gitti, 
kollarına çağrının,
çekti gitti, melekler diyarına,
tanrının bağrına…

O gitti, cennetlerin hasına…
Aştı gitti, aşkın nirvanasına…
Suç muydu doruklar ?

Susma, sakın susma, dön gel buraya…
Gökler sensiz sessiz… çoktun dünyaya, 
Haydi sevgi.

Sensiz yalnız, masalların anlamı…
Sessiz, gamsız, gitardan çıkan tını…
Öksüz mü şarkılar?

Dön gel, kollarına sevginin.
Haydi dön gel, ümitler diyarına
Sevginin bağrına.. Susma, sakın susma, dön gel buraya…
gökler sensiz sessiz, çoktun dünyaya,.
Sevgi. sevgi. sevgi.
Döndür dünyayı.
Sevgi, haydi sevgi
Kurtar dünyayı.

Sevgiiii aaah sevgiii.
Döndür dünyayı.
Sevgi, haydi sevgi
Kurtar burayı.” ///................................................... Ve ben evlat, burda kapağını gördüğün, yazması nakış gibi bir emekle yıllarca süren,  yüzlerce sayfalık evrenlerarası değerdeki filminin senaryosunu, sana armağan ediyorum yaşgünü hediyen olarak........................................................ Ve ben burada bu film projemden çekiliyorum...
Artık seni tarihe altın harflerle kazıma görevi, kıymetini bilerek, kutsal hatırana kıymet biçmeden, ruhunu biçmeden ve hakkını vererek, seni sadece sevgiyle yaşatacak olanlarda...
  • Sen sadece doğdun evlat... Önce buraya, sonra göklerdeki kendi seyyarene doğdun aynı gün... Işıktan daha hızla göklere yazdığın izi takip edip, evrenin ritminde yürü ki, tınılarının titreşimleri hep duyulsun buralardan... Yangına su taşıyan karıncalar zehirli mantarları iyi bilir, kemirmez ya... Yerküreyi aşıp, gökküreye konduğu zaman sen gibi, herkes görecek sevgiyi... Ve
    başını dik tutan ve şarkıların en dik yerlerini çıkabilenler yaşatacaklar seni, zifirde bile... Şarkıların söylensin bugün...
    Son günlerinde diline en çok dolanan şarkı ile yakalamaya çalışalım bu gününün ritmini... Onu seven, eli gitar tutan kim varsa, .............bugün Steel Heart grubunun She is gone adlı şarkısını dinlesin ve bu sözlerle söyleyip GÖKLERE YOLLASIN.
    HADİ GENÇLER, sonsuzluğa hediye edin onu. ..“Star gitti,
    kollarına çağrının,
    çekti gitti, melekler diyarına,
    tanrının bağrına…

    O gitti, cennetlerin hasına…
    Aştı gitti, aşkın nirvanasına…
    Suç muydu doruklar ?

    Susma, sakın susma, dön gel buraya…
    Gökler sensiz sessiz… çoktun dünyaya,
    Haydi sevgi.

    Sensiz yalnız, masalların anlamı…
    Sessiz, gamsız, gitardan çıkan tını…
    Öksüz mü şarkılar?

    Dön gel, kollarına sevginin.
    Haydi dön gel, ümitler diyarına
    Sevginin bağrına.. Susma, sakın susma, dön gel buraya…
    gökler sensiz sessiz, çoktun dünyaya,.
    Sevgi. sevgi. sevgi.
    Döndür dünyayı.
    Sevgi, haydi sevgi
    Kurtar dünyayı.

    Sevgiiii aaah sevgiii.
    Döndür dünyayı.
    Sevgi, haydi sevgi
    Kurtar burayı.” ///................................................... Ve ben evlat, burda kapağını gördüğün, yazması nakış gibi bir emekle yıllarca süren, yüzlerce sayfalık evrenlerarası değerdeki filminin senaryosunu, sana armağan ediyorum yaşgünü hediyen olarak........................................................ Ve ben burada bu film projemden çekiliyorum...
    Artık seni tarihe altın harflerle kazıma görevi, kıymetini bilerek, kutsal hatırana kıymet biçmeden, ruhunu biçmeden ve hakkını vererek, seni sadece sevgiyle yaşatacak olanlarda...

  •  159  2  29 June, 2019

Top #anadalurock Posts