#çanakkale Instagram Photos & Videos

çanakkale - 2.4m posts

Latest #çanakkale Posts

  • Ay çiçeği misali hep güneşe çevireceksin yüzünü.. Ruhun aydın olacak,gözün aydın..Tayfun Talipoğlu

#ayçiçeği #sunflower #çanakkale
  • Ay çiçeği misali hep güneşe çevireceksin yüzünü.. Ruhun aydın olacak,gözün aydın..Tayfun Talipoğlu

    #ayçiçeği #sunflower #çanakkale
  •  25  2  2 hours ago

Top #çanakkale Posts

  • Sadece 58 günlük bir #Tbt

Metalik madencilik işletme faaliyetleri sonucu #Çanakkale'nin Kirazlı Atikhisar Barajı bölgesinde çekilen iki fotoğraf karesi arasındaki 58 günlük fark... Katliama DUR demek için,19 Temmuz 18.30'da İskele Meydanı'nda buluşuyoruz.

#KazDağlarıHepimizin #Perşembe
  • Sadece 58 günlük bir #Tbt

    Metalik madencilik işletme faaliyetleri sonucu #Çanakkale'nin Kirazlı Atikhisar Barajı bölgesinde çekilen iki fotoğraf karesi arasındaki 58 günlük fark... Katliama DUR demek için,19 Temmuz 18.30'da İskele Meydanı'nda buluşuyoruz.

    #KazDağlarıHepimizin #Perşembe
  •  1,015  13  6 hours ago
  • Kim ne derse desin, uzun saçın havası bir başka oluyor kesinlikle. Zaten kısa saçın herkese yakışmadığı da bir gerçek. Mesela ben… Bana hiç yakışmıyor gerçekten de. Çevremde yakıştıranlar var ama sevmiyorum ben kısa saçı. Zaten çook uzun yıllardır kısa saçlı olduğum da görülmemiştir kimse tarafından. Kadını kadın yapan şeydir be saç! Şöyle savuracaksın rüzgâra doğru, hükmedeceksin dünyaya! Tamam, biraz abarttım, hükmedemesen de, hükmediyormuş gibi hissedeceksin en azından. Ohh mis!
Saçımı uçlarından kestirirken bile ödüm kopuyor benim. Kopuyordu daha doğrusu. Çok şükür ki bir parmak deyince o parmağın diklemesine değil de yanlamasına bir parmak olduğunu bilen, bir santimi dört santim olarak algılamayan, ilkokul terk olmadığından emin olduğum, matematik bilgisi olan bir kuaför buldum nihayet kendime. Gönül rahatlığıyla oturuyorum o koltuğa, zira kötü bir sürprizle karşılaşmayacağımı biliyorum o koltuktan kalkma zamanı gelip çattığında.
Bu yazdıklarımı en iyi uzun saçlı kızlar anlayacaktır diye düşünüyorum. Emek var o saçlarda emek, yılların emeği! Yıllarımı verdim ben bu saçları uzatacağım diye, boşa mı gitsin onca emek? Haksız mıyım ama kızlar? Evet, bence de haklıyım. Dağılabiliriz o hâlde:)
Kuaförden çıkan kadın özgüveni diye bir durum var bir de. Boşuna dememişler “çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır” diye. Saçlar fönlenmiş, kestirilmiş, şekillendirilmiş, maşalanmış, her ne yapılmış olursa olsun, kuaförden çıkan kadının özgüveni arşa uzanır maşallah. Özgüven ile saç arasında kısmen de olsa bir ilişki olduğu aşikâr. Saçı istediği gibi olan kadın kolaylıkla “küçük dağları ben yarattım” ruh hâline bürünebilir. Bürünsün de zaten, hakkıdır, sonuna kadar arkasındayım! Kolay mı saatlerce o dedikodu kazanının kaynadığı, fındıkkabuğunu bile doldurmayacak boş sohbetlerin yapıldığı, çeşit çeşit insanların gelip gittiği ortamın havasını solumak? Asla değil. Hayatta en acıdığım şeylerden birisidir zaten kuaförde harcadığım vakit. Havaya giden, boşa harcanan, anlamsızca kaybolup giden bir zaman dilimi. Tamamen vakit kaybı… Azıcık yeteneğim olaydı asla uğramazdım vallahi. Ama yok işte ne yazık ki:)
  • Kim ne derse desin, uzun saçın havası bir başka oluyor kesinlikle. Zaten kısa saçın herkese yakışmadığı da bir gerçek. Mesela ben… Bana hiç yakışmıyor gerçekten de. Çevremde yakıştıranlar var ama sevmiyorum ben kısa saçı. Zaten çook uzun yıllardır kısa saçlı olduğum da görülmemiştir kimse tarafından. Kadını kadın yapan şeydir be saç! Şöyle savuracaksın rüzgâra doğru, hükmedeceksin dünyaya! Tamam, biraz abarttım, hükmedemesen de, hükmediyormuş gibi hissedeceksin en azından. Ohh mis!
    Saçımı uçlarından kestirirken bile ödüm kopuyor benim. Kopuyordu daha doğrusu. Çok şükür ki bir parmak deyince o parmağın diklemesine değil de yanlamasına bir parmak olduğunu bilen, bir santimi dört santim olarak algılamayan, ilkokul terk olmadığından emin olduğum, matematik bilgisi olan bir kuaför buldum nihayet kendime. Gönül rahatlığıyla oturuyorum o koltuğa, zira kötü bir sürprizle karşılaşmayacağımı biliyorum o koltuktan kalkma zamanı gelip çattığında.
    Bu yazdıklarımı en iyi uzun saçlı kızlar anlayacaktır diye düşünüyorum. Emek var o saçlarda emek, yılların emeği! Yıllarımı verdim ben bu saçları uzatacağım diye, boşa mı gitsin onca emek? Haksız mıyım ama kızlar? Evet, bence de haklıyım. Dağılabiliriz o hâlde:)
    Kuaförden çıkan kadın özgüveni diye bir durum var bir de. Boşuna dememişler “çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır” diye. Saçlar fönlenmiş, kestirilmiş, şekillendirilmiş, maşalanmış, her ne yapılmış olursa olsun, kuaförden çıkan kadının özgüveni arşa uzanır maşallah. Özgüven ile saç arasında kısmen de olsa bir ilişki olduğu aşikâr. Saçı istediği gibi olan kadın kolaylıkla “küçük dağları ben yarattım” ruh hâline bürünebilir. Bürünsün de zaten, hakkıdır, sonuna kadar arkasındayım! Kolay mı saatlerce o dedikodu kazanının kaynadığı, fındıkkabuğunu bile doldurmayacak boş sohbetlerin yapıldığı, çeşit çeşit insanların gelip gittiği ortamın havasını solumak? Asla değil. Hayatta en acıdığım şeylerden birisidir zaten kuaförde harcadığım vakit. Havaya giden, boşa harcanan, anlamsızca kaybolup giden bir zaman dilimi. Tamamen vakit kaybı… Azıcık yeteneğim olaydı asla uğramazdım vallahi. Ama yok işte ne yazık ki:)
  •  362  18  8 hours ago